Çünkü ben hayatta en
iyi arkadaşımı , en iyi sırdaşımı ve yüreğimi en
çıplak en sade haliyle önüne serebildiğim arkadaşımı,
can dostumu yani eylülümü internetten kazanmıştım.
Sevginin büyüğü bile insanları ürkütebiliyormuş demek ki.
Ben birbirimize olan bu sevgimizden ürkmeğe başlamıştım.
Gün geçtikçe ona daha fazla bağlanıyordum. Burada sizlere
aktaramayacağım asla da bir başkasının benden duyamayacağı
çok şeyi paylaşmıştık onunla.
En sonunda patavatsızlığımı yaptım . Yaptım kendimi kolay
kolay affedemeyeceğim o büyük hatayı . Kırdım onu ve şimdi
yazmıyor yazıp yazmayacağını da bilmiyorum.
Bu yazdıklarımı ona gösterip göstermeyeceğimi de
bilmiyorum. Ama su götürmez bir gerçek var ki ortada "ona
olan sevgimin hiç azalmayacağı". Bizim eksik
taraflarımızdan biriside bu galiba, elimizdekilerin kıymetini
kaybettikten sonra anlıyoruz.
Bana kalırsa masamıza konan ve adına sevgi denen bu en güzel
meyveyi tadını çıkara çıkara yiyelim. Kıymetini bildikçe
bu meyve kendiliğinden büyüyor.
Ömür dediğin eni konu bir mevsim . Bu mevsimde bu en güzel
meyveyi hep beraber yemeği diliyorum. Seni çok özleyeceğim
eylülüm hep mutlu ol. Yüreğindeki sevgin hiç eksilmesin.
EYLÜL BİTTİ
Tüm sevdaları ile geçen bir
Yazdan
Eskileri bırakıp yenilere sarılmış
Sevilmekten yorgun gençleri
Sarmaş
Yepyeni anılarla soluk soluğa
Güzelim eylül bitti.
NOT: Bu yazıyı direkt bilgisayara yazıyorum eksiklerim ve
yanlışlarım için kusura bakmayın.
İkinci kez gözden geçirip hatalarımı düzeltmeyi yada daha
akıcı bir hale sokmayı yada adam gibi bir hikaye kalıbına
sokmayı hiç düşünmüyorum.
Çünkü duygularımı aktarmaya çalıştım, edebi bir eser
ortaya çıkarmaya değil.
Komiktir ; kaç saattir yazıyorum ama duygularımın ve anlatmak
istediklerimin ancak % 1 ini anlatabildim gibi. Ama şu anda
sabah olmak üzere.
Kısa bir uykudan sonra yine heyecanla işyerimdeki
bilgisayarımın başına koşacağım. Belki eylülüm bugün
gelecektir ümidiyle. Bir başka gecede bu yazının devamında
görüşmek dileğiyle.
02.08.2001 saat 04.25 Manisa
Mahmut Erkan Çamurlu